| Yüzme Havuzunun Dünü ve Bugünü |
| Yüzme havuzunun 20. Yüzyıl fenomeni olduğu inancının çokluğuna rağmen, kökleri 5000 yıl öncesine kadar gitmektedir. Antik havuzlar gömme banyo; küvet şeklinde olup, içerisine temiz su koyup kirlendiğinde ise değiştirilmek suretiyle tasarlanmıştır. Filtrasyon ve sirkülasyon bu sistemler için tasarlanmamıştı. |
| Tarihte ilk havuzun Mohenjo-daro’da ( Hindistan) dini ayin amaçlı yapıldığı sanılmaktadır. Arkeologlar 3 m. derinliğinde, 12.2 m. genişliğinde ve 18.3 m. uzunluğunda bir havuzu gün yüzüne çıkarmışlardır. Bu havuzun günümüz özel havuzlarının çoğundan daha büyük olduğu ve taş blokların dikkatlice kesilip üst üste konmasıyla oluşturulduğu düşünülürse, sızdırmazlığın havuz yapımında önemi çok büyük olduğundan takdire şayandır. |
| Yaklaşık 2500 yıl önce Yunanlılar okullarında ve evlerinde kullanmak için havuz yapmışlardır. Okullardaki havuzlar genellikle fiziksel aktivite, bunun yanında evlerdeki havuzlar ise rahatlama ve refah göstergesi için kullanılmıştır. |
 |
| Tuffatore’nin mezarından detay resmi, M.Ö. 490, Paestum, Yunanistan |
|
| En eski yüzme havuzlarından birine de Roma’da rastlanmaktadır. M.Ö. 215 yılı dolaylarında yüzmek ve egzersiz yapmak amacıyla piscinae publicae (umumi havuzlar) yapılmıştır. Romalılar yüzmenin orduları için stratejik avantajları olduğunu keşfettiler. Başlangıçta; askeri cunta lejyonerlerinin zırhları ve tam donanımlı olarak yüzmeyi öğrenmeleri gerektiğine karar verdi. Daha sonra birçok asker bu antrenmanlardan hoşlandığının farkına vardı. Görkemli havuzlar ise İmparator Neron, Titus, Caracalla ve Diocletain için yapılmıştır. Roma İmparatorluğu’nda havuzların popülaritesi gün geçtikçe arttı ve birçok vatandaş zamanının çoğunu havuzlarda yüzmek ve rahatlamak için harcadılar. Birçok Antik havuz günümüzdeki havuzların özelliklerini taşımaktaydılar; çini kaplama, ısıtılmış ve sirküle edilmiş su ve enfes soyunma odaları. |
 |
| Bayan atlet, 3. Yüzyıl, Villa Casale, Piazza Armerina, Sicilya. |
|
Romalılar ayrıca Kuzey Afrika, İngiltere, Fransa ve Almanya’da da havuz yapmışlar ve popülerliğin artmasıyla beraber mahremiyet azalmıştır. Daha zengin vatandaşlar mahremiyetlerini korumak için kendi havuzlarını yaptırmaya başlamışlardır; günümüzde de olduğu gibi. |
| Roma İmparatorluğu’nun çökmesiyle birlikte yüzme havuzlarının popülaritesinde de kaybolma meydana geldi. Aslında tekrar eski popülaritesini yakalaması için 18. yüzyıla kadar beklemesi gerekecekti. |
| Yüzme sporu, Türk Milletinin tanıdığı ve bilfiil meşgul olduğu en eski spor dallarından biridir. Türklerin daha Orta Asya'dan göç etmeden oradaki nehirlerde ve göllerde yüzdükleri bilinen bir gerçektir. Londra'daki ünlü British Museum'da bulunan tarihi bir kabartma, Uygur Türklerinin bugünkü modern kravl sitilini daha o zamanlar tatbik ettikleri göstermektedir. |
| Bu da "kravl" un Avustralyalılar tarafından bulunup ortaya çıkarıldığı ve oradan dünyaya yayıldığı iddialarını çürüten bariz bir delildir.Asur ve Babiller’in de yüzme sporuyla uğraştıklarına ilişkin belgeler vardır. M.Ö. VIII. yüzyıla ait olduğu sanılan bir Asur kabartmasında, düşman oklarından kaçan Asur savaşçılarının yüzerek karşı kıyıya çıktıkları görülmektedir. |
| Yüzme tekniği olarak "Hazret-i Adem sitili" de denilen köpekleme yüzme uygulamaları Anadolu’ da başlamıştır. Kulaç sitiline geçiş "Karadeniz Kulacı" denilen ve kolu dirsekten bükmeden ileri doğru sert hareketle atmaya dayanan uygulamalarla başlamıştır. Bu stilde yüzen bir yüzücünün göğsünün su hizasına kadar çıktığı görülür. Karadeniz'in dalgalı ve çırpıntılı deniziyle mücadelede etkili olan bu stil bu nedenle "Karadeniz Kulacı" adıyla anılmıştır. Yine buna benzeyen ancak daha sert ve çabuk kulaç şekli kullanılan yüzme tekniğine de "Devri Mahmudiye Kulacı" denilmekteydi. Bu kulaç şeklinin, Sultan Mahmud zamanında donanmanın yeniden ıslahı yapılırken denizcilerin de özel bir eğitime tabi tutulmaları sırasında ortaya çıkarıldığı ve donanmada öğretildiği bilinir. Türkiye'de modern anlamda yüzme sporu 1910'lu yıllarda başlamıştır. Askeri eğitim içerisindeki yüzme çalışmaları Türk yüzme tarihinin temelini oluşturmuştur. |